Türkiye pazarının dünya MICE endüstrisi ile entegrasyonunu sağlayarak, çok başarılı organizasyonlara ev sahipliği yapan Dream Project’in CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman’ı ziyaret ettik. Ataman; geçtiğimiz günlerde dünya ve Türkiye’deki turizm profesyonellerini bir araya getiren İstanbul Turizm Fuarı (İTF), ACE of MICE etkinlikleri, MICE sektörü ve genel turizm ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Kısaca okuyucularımız için kendinizi tanıtır mısınız? Ne kadar zamandır turizm sektöründesiniz?
1974 doğumluyum. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme bölümü mezunuyum. 18 yıldır turizm sektöründeyim. İş hayatına ilaç sektöründe başladım. Orda çok fazla sayıda etkinlik yapıyorduk. Bu sırada etkinlik sektörünü bir araya getiren bir yapı olmadığını gördüm. Çünkü bir etkinlik dediğiniz zaman; otel,kongre merkezi, ulaşım, teknik, catering gibi çok sayıda alt bileşeni var. Bütün sektörü bir araya getiren bir yapının olmadığını görünce ,çok keyif aldığım etkinlik sektörünü bir araya getirmeyi planlayarak kendi şirketimi kurdum. İlk olarak tüm sektörün çok iyi bildiği Kongre toplantıları rehberi ile başladık ve MICE sektörünü biraraya getirdik. Sonrasında; fuarlar, ödül törenlerimiz,B2B etkinlikler ve seminerlerle ilerleyerek devam ettik.
Bu yıl ilk kez düzenlediğiniz İstanbul Turizm Fuarı çok beğenildi. Fuar hakkında neler söylemek istersiniz?
Biz işin profesyonel tarafına odaklandık. Dünyada ve Türkiye’de çok sayıda fuar var. Bizim amacımız; sadece turizm profesyonellerinin olduğu, ticaretin konuşulduğu, globaldeki önemli satın alıcılarının katılımıyla yeni iş birliklerinin başladığı, sektör biraraya gelmişken sektörün sorunlarının ve yeni vizyonların konuşulduğu seminerlerin yer aldığı bir fuar organize etmekti. Bunu yaparken dijital art olarak dünyaca ünlü ödül almış yapay zeka eserlerini kullandık. 13.500 kişi giriş yaptı. Fuar partisi de çok eğlenceli geçti. Genel olarak fuar beklentilerin çok üstünde geçti ve oldukça keyifliydi.

Fuarlarda B2B görüşmeler çok önemli ve çok daha verimli iletişimler gerçekleşmesini sağlıyor. Hosted buyer programının planlama süreci hakkında okuyucularımız için bilgi verir misiniz?
İlk günden beri biz buna çok önem verdik. Çünkü bir iş yaptığınız zaman doğru alıcı ile doğru satıcıyı bir araya getirmeniz gerekiyor. Bunu çok profesyonel olarak yapmanız lazım. Öncelikle ciddi bir alt yapı yazılımı var. Bu sistemde doğru satıcı ve alıcıyı buluşturduğunuz zaman güzel bir iş çıkıyor ortaya. Fuarımızda 250 tane dünyadan acenta ve operatör vardı. Bu sistemde dünyanın bir çok yerinden Türkiye pazarı ile ilgilenen acenta ve operatörleri buluyorsunuz. Buradaki beklentinizi anlatıyorsunuz. Kabul ettikleri zaman onlara ulaşım ve konaklama imkanı sunarak en güzel şekilde misafir ediyorsunuz. Onlar da fuar alanında stant sahipleri ile gün boyunca toplantılar yapıyorlar. İş anlaşmaları da burada sağlanıyor. Bu konudaki baş danışmanımız Vildan Mataracıya’da huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
ACE of MICE kapsamında yapılan etkinlikler çok uzun yıllardır devam ediyor. Turizm sektörüne katkılarından bahsedebilir misiniz?
Türkiye’de MICE sektörünün potansiyelini ve gücünü anlatan, MICE sektöründeki tüm oyuncuları bir araya getiren, seminer programları ile dünyanın durumunun sektördeki paydaşlara ulaşmasını sağlayan, sektörün ticari hacmini artıran bir şirketiz. Yıllardır taklitleri yapılmaya çalışılsa’da uzun yıllardan beri hiç ara vermeden başarılı bir şekilde yapıyoruz. Binlerce acenta, DMC, Incentive firmasını ACE of MICE vasıtasıyla Türkiye’ye getirdik. ACE of MICE bu anlamda Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlayan MICE sektörünün bir çatı örgütü gibidir.

2024 Ocak ayında “Masters of Events by ACE of M.I.C.E. Awards” etkinliği düzenlenecek. Bu sene katılımcıları nasıl bir organizasyon bekliyor?
4-5-6 Ocak’ta Kıbrıs Elexus Otel’de olacağız. Orada takribi 100’e yakın hem globalden hem Türkiye’den satın alıcı olacak. Türkiye’nin kurumsal şirketlerinin etkinlik müdürleri orada olacak. Yine biz hosted buyer olarak büyük acentaları ve globalden büyük operatörleri götüreceğiz. Katılımcı acentalar, oteller, havayolları, kruvaziyer firmaları iki gün boyunca B2B yapacaklar. Üçüncü gün de ödül töreni olacak. Bu sene de çeşitli sürprizlerimiz olacak.
Dünya MICE endüstrisine baktığımızda Türkiye’nin mevcut durumu hakkında neler söylersiniz?
Türkiye olarak öncelikle organizasyon yapımız çok güçlü. Biz çok kısa sürede çok güzel işler yapabiliyoruz. Dünyanın tam merkezindeyiz. THY, en son 320 noktaya uçuş yapıyordu ve sürekli artıyor. Otellerimiz, hizmetlerimiz, kongre merkezlerimiz ve teknik alt yapımız çok güçlü. O yüzden iyi yerdeyiz. Ama tabi ki çok daha iyi yerlerde olabiliriz. Bunun için de güvenilirlik açısından ülke imajımızı güçlendirmemiz gerekiyor.
Türkiye turizminin 2028 hedefleri geçtiğimiz günlerde açıklandı. 100 milyar dolar gelir, ziyaretçi sayısının da 82,3 milyon olması hedefleniyor. Siz turizmin genel durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu yıl nasıldı ve gelecekte bizi neler bekliyor?
Bu sene turizm sezonu çok geç başladı. Luxury otellerin fiyatları yüksek kaldı. Rus-Ukrayna savaşı, uçak bilet fiyatlarının yükselmesi, deprem gibi yaşanan olumsuzluklar sezonun geç başlamasına sebep oldu ama toparladı. 2028 için baktığımızda uzun bir zaman var. 100 milyar dolar iddialı bir hedef. İçinde bulunduğumuz coğrafyadan kaynaklı çok uzun vadeli konuşmak doğru olmaz ama eğer büyük bir kriz ve olumsuzluk yaşanmazsa bu kapasite ve alt yapı ile bu hedeflerin tutturulabileceğini düşünüyorum.
İklim değişikliğinin turizm üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sürdürülebilir turizm çok kıymetli. Bence iklimin etkisi herkesin beklediğinden çok daha hızlı gelişecek. Bunu insanlar daha yeni görmeye başladı. Aslında uzmanlar yıllardır söyledi ama insanlar görmezden geldi. Şu an çok ağır etkileri görülüyor. Baktığımızda tüm dünya yanıyor çok büyük kuraklık var. Mevsimler çok değişti. Yaz geç geliyor, kış mevsiminin ne zaman geleceği belli olmuyor. Bu maalesef böyle devam edicek. Muazzam bir dünyada yaşıyoruz bu sebeple iklim krizinin etkilerini en aza indirmek için sürdürülebilirliğe yapılacak yatırımlar çok önemli.
Sizce Türkiye turizmini artıları ve eksileriyle değerlendirirsek rekabet avantajına sahip olduğumuz ve kendimizi geliştirmemiz gereken noktalar neler?
Şimdi öncelikle pazarlamaya bakmak lazım. Pazarlama, PR, konumlandırma, tanıtım, iletişim hep uzun vadeli işler. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın getirdiği zorluklar olmasa Türkiye çok daha önde olacak bir kapasiteye sahip. Ben 71 ülkeyi ziyaret ettim. Türkiye’nin tadı ve güzelliği hiçbir yerde yok. Çok fazla avantajı var. Terör, savaş, yakın bölgerdeki siyasal krizler, deprem gibi durumlar bizim kontrolümüz dışında turizmi olumsuz etkiliyor. Onun dışında ülke tanıtımı için yapılan çalışmalara baktığımızda, gayrt başarılı tanıtım stratejileri yürütülüyor. Hedef pazarlarda çok ciddi tanıtım kampanyaları yapılıyor. Fuarlara katılım var. Ama fuarlar için hep şöyle bakarım: Bir fuara çalışarak gitmek çok kıymetlidir. Kimisi gider sadece stant açar, kimisi de gerçekten çok iyi hazırlık yapıp çalışarak stant açar. Onun farkını hemen anlarsınız. İyi çalıştığınız zaman o fuardan verimli olarak geri dönüş yaparsınız. Tanıtım konusunda Türkiye’nin şöyle bir avantajı var. Türkiye’nin dünyanın birçok noktasında büyük elçiliği var. TGA kuruldu ve çok ciddi tanıtım çalışmaları yapılıyor. Onların da çok pozitif katkıları var. Ayrıca 15 binin üzerinde acenta var. Her bir acentanın da Türkiye’nin tanıtımında çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum.
Gelecek dönem hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?
Biz İstanbul Turizm Fuarı’nı 3 yıl içerisinde global bir turizm fuarı haline getirmek istiyoruz ve bunun için çalışıyoruz. Çünkü Türkiye’nin dünyadaki turizm profesyonellerinin takvimine aldığı bir turizm fuarına ihtiyacı var. Biz nasıl dünyadaki belli başlı fuarları takvime alıp gidiyorsak, İstanbul Turizm Fuarı’nın da üç yıl içerisinde dünya çapında bu şekilde değer gören bir fuar olmasını hedefliyoruz.
Röportaj: Selda Karahan- Gözde Uzun
