ANKARA-RİYAD HATTINDA DİPLOMATİK MOBİLİTE REFORMU: VİZE DUVARLARI RESMEN KALKTI! 

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında bürokratik ilişkileri taçlandıracak tarihi vize muafiyeti anlaşması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 12 maddeden oluşan mutabakatla, diplomatik ve hususi pasaport sahipleri için seyahat süreçlerinde yeni bir dönem başladı. 

Türkiye Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan Krallığı arasındaki stratejik ortaklığı ve diplomatik ilişkileri en üst seviyeye taşımayı hedefleyen kritik mutabakat yasal zemine taşındı. İki ülke arasında diplomatik ve hususi (yeşil) pasaport hamillerini kapsayan karşılıklı vize muafiyeti anlaşması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe alındı. 

Ankara’da Atılan İmzalar Resmiyet Kazandı 

Ankara’da 6 Mayıs 2026 tarihinde iki ülke yetkilileri arasında imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Diplomatik ve Hususî Pasaport Hamilerinin Vize Yükümlülüğünden Karşılıklı Olarak Muaf Tutulmasına İlişkin Anlaşma”, iç hukuk onay süreçlerinin tamamlanmasıyla birlikte hayata geçti. Söz konusu onay kararı; 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 18’inci maddesi ile 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2 ve 3’üncü maddeleri uyarınca yasal geçerlilik kazandı. 

Mütekabiliyet Esaslı 12 Maddelik Yeni Dönem 

Toplam 12 maddeden oluşan uluslararası anlaşma, iki ülke vatandaşlarının ve resmi heyetlerinin seyahat süreçlerini kolaylaştırmayı merkeze alıyor. Kararın gerekçesinde; Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki özel ve ikili ilişkileri geliştirme çabaları ile “mütekabiliyet” (karşılıklılık) ilkesine vurgu yapıldı. Bu doğrultuda, her iki ülkenin diplomatik ve hususi pasaportuna sahip olan vatandaşlar, bürokratik engellere takılmaksızın karşılıklı seyahat edebilecek. 

Resmi Gazete’de yer alan vizyona göre bu stratejik adım, sadece bürokratik hareketliliği artırmakla kalmayıp, aynı zamanda iki ülke arasındaki mevcut ekonomik, kültürel ve turizm tabanlı iş birliklerinin de pekiştirilmesinde katalizör görevi üstlenecek. 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir