Accor grubunun 2023 yılında konaklama sektörüne kazandırdığı butik koleksiyon markası Handwritten Collection, küresel pazarda ivmeli bir büyüme kaydederek 20 ülkede 50 aktif otel ile dev bir hacme ulaştı. İstanbul’daki Levni Hotel gibi yerel kimliğini koruyan bağımsız otelleri küresel sistemle buluşturan marka, Las Vegas’tan Bali’ye uzanan 50’den fazla yeni projeyle lüks konaklama standartlarını yeniden şekillendiriyor.
Dünya genelinde tek tipleştirilmiş otel zincirleri yerine, kendi hikayesi ve karakteri olan özgün konaklama konseptlerine yönelik talep artarken, küresel konaklama devi Accor’un niş markası Handwritten Collection, sektörde eşine az rastlanır bir büyüme ivmesi yakaladı. 2023 yılında lansmanı yapılan marka, kuruluşunun üzerinden henüz 3 yıl geçmesine rağmen 20 farklı ülkede 50 aktif otele ulaşarak tarihi bir kilometre taşını geride bıraktı. Markanın gelecek projeksiyonunda ise geliştirme aşamasında olan 50’den fazla yeni otel projesi bulunuyor.
Yerel Ruh Küresel Güçle Birleşiyor: İstanbul’dan Dünya Sahnesine
Handwritten Collection’ın yakaladığı bu olağanüstü ticari momentum, yerel karakteri küresel standartlarla buluşturan esnek iş modeline dayanıyor. Marka; Levni Istanbul Hotel Handwritten Collection gibi güçlü ortaklarına, bağımsız kimliklerini, mimari dokularını ve özgün konseptlerini tamamen koruma özgürlüğü tanıyor.
Bağımsız oteller bu çatı altında özgünlüklerinden ödün vermezken; Accor’un satış, pazarlama, küresel dağıtım ağları, sadakat programları (ALL), satın alma ve ileri teknoloji çözümlerinden oluşan 360 derecelik ekosistemine entegre ediliyor. Bu stratejik iş birliği modelinin, bağımsız lüks otellerin gelir (revenue) artışı sağlamasında ve operasyonel kâr marjlarını maksimum düzeyde korumasında kritik bir katalizör görevi üstlendiği vurgulanıyor.
Las Vegas Kumlarından Bali Sahillerine Uzanan Dev Proje Hattı
Markanın küresel ölçekteki genişleme vizyonunun en çarpıcı örneği, portföye dahil edilen ve Las Vegas Strip’in en ikonik yapılarından biri olan 2.884 odalı Treasure Island Las Vegas – Handwritten Collection oldu. Markanın ABD’deki ikinci adresi ve Las Vegas’taki ilk gövde gösterisi olan bu devasa projenin yanı sıra, önümüzdeki dönemde açılışı planlanan niş yatırımlar dikkat çekiyor:
- Hotel Aeschi Interlaken (İsviçre – Yaz 2026): İsviçre Alpleri’nde göl ve dağ manzarasının ortasında konumlanan, kapsamlı bir renovasyonun ardından kapılarını açacak olan 40 odalı lüks bir Alp sığınağı.
- The Queen at Chester Hotel (İngiltere – Yaz 2026): 1860 yapımı tarihi İtalyan mimarisine sahip tescilli bir binanın, 5 milyon sterlinlik yatırımlarla yeniden doğuşu ve markanın İngiltere’deki ilk hamlesi (218 oda).
- Palais am Schlossgarten Merseburg (Almanya – 2027): Markanın Almanya’daki ikinci adresi olacak 133 odalı prestijli bir etkinlik ve konaklama merkezi.
- Satori Resort Bali (Endonezya – 2028): Bali’de lüks odalar ve özel villalardan oluşan 154 anahtarlık egzotik bir resort deneyimi.
2026 Yılının İlk Yarısında Hayata Geçen Kültürel Açılışlar
Ziyaretçilerine sadece bir konaklama değil, duygusal bağ kurabilecekleri anlar sunmayı amaçlayan koleksiyon, 2026 yılının ilk aylarında da küresel genişlemesini sürdürdü. Ocak 2026’da Viyana’da ünlü yazar Stefan Zweig’in eski evi olan tarihi binada Hotel Rathauspark Wien, Şubat 2026’da Şanghay’ın en dinamik merkezinde 360 odalı Hotel Shanghai Hongqiao ve Mart 2026’da Fransa’da vaktiyle Marquis de Sade’ye ev sahipliği yapmış olan 31 odalı Château de Mazan markanın çatısı altında kapılarını açarak rüştünü ispatladı.
Kapadokya’dan Paris’e, İstanbul’dan Las Vegas’a uzanan bu nitelikli büyüme hamlesi, Handwritten Collection’ın hem yerel değerleri koruma misyonunu hem de yatırımcılarına sunduğu güçlü ticari performansı net bir şekilde ortaya koyuyor.
