Dünyanın önde gelen jeolojik araştırma kurumlarından ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), Türkiye ve Suriye’yi vuran depremlerin sonrasında depremlere ilişkin merak edilen soruları cevaplandırmak için çevrimiçi bir sayfa hazırladı.
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) tarafından hazırlanan sayfada, depremle ilgili merak edilen sorulara bilim insanları tarafından yanıtlar verildi. İşte depremlere ilişkin merak edilen bu soruların yanıtları…
Depremler önceden tahmin edilebilir mi?
Hayır. Ne “biz” ne de diğer bilim insanları bir depremi tahmin edemedi. Bunun bir yolu yok. Öngörülebilir gelecekte “depremlerin önceden tahmin edilmesini” de beklemiyoruz.
Hayvanlar depremi tahmin edebilir mi?
Bu konuda bilimsel olarak kanıtlanmış bir olay ya da bulgu yok. Önemli bir depremden önceki olağan dışı hayvan davranışlarına dair elimizdeki en eski referans, MÖ 373 yılında Yunanistan’da yaşanan bir deprem hakkındadır. Hayvanların yıkıcı bir depremden önce garip davranışlar sergilediğine dair çok sayıda anekdot bulunmaktadır. Fakat bunlar bilimsel yöntemlerle kanıtlanamamıştır.
Yer kabuğunda meydana gelen depremlerin sayısı arttı mı?
Hayır. Ancak gelişen teknolojiyle daha fazla sismik alet sayesinde daha çok sarsıntı kaydedilmektedir.
Deprem havası var mıdır? Meteorolojik olaylar deprem habercisi olabilir mi?
Hayır. Böyle bir ilişkiyi kurduracak bilimsel gözlem yapılmamış, herhangi bir kanıta ulaşılmamıştır. MÖ 4. yüzyılda Aristotales, depremlerin yer altı mağaralarında hapsolmuş rüzgarlardan kaynaklandığını öne sürmüş, insanlar yüzyıllar boyunca buna inanmıştır.
Güneş patlamaları veya manyetik fırtınalar depremelere neden olur mu?
Modern uygarlığın teknolojik sistemleri ve faaliyetleri değişen uzay-hava koşullarından etkilenebilmektedir. Ancak, “uzay havası” olarak tanımlanan bu tür olgularla depremler arasında “nedensel bir ilişki olduğu” hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.
İnsanların doğrudan müdahalesiyle deprem üretmek mümkün mü?
Kimi uzmanlara göre, nükleer bombalarla üretilen sarsıntılar ya da derin madencilik faaliyetleri fay hatları üzerinde belirli etki yaratabilir. Ancak bunun yüksek sismik hareketlere dönüştüğü yönünde bugüne kadar kanıtlanmış bir bilgi yoktur.
Kaynak: NTV Haber
