Dijital göçebeler seyahat sektörünü nasıl şekillendiriyor?

Dijital göçebeler kimdir?

Teknoloji, Dijital Göçebeler olarak adlandırılan yeni ve dinamik bir uzaktan iş gücüne olanak sağlıyor. Dijital Göçebeler, dünyanın herhangi bir yerinde uzaktan seyahat etmelerine ve çalışmalarına olanak tanıyan, konumdan bağımsız, teknoloji destekli bir yaşam tarzını benimsemeyi tercih eden bağımsız çalışanlardan oluşan bir nüfustur. Amerika’da araştırmalar, 4,8 milyon bağımsız çalışanın şu anda kendilerini dijital göçebe olarak tanımladığını ve 17 milyon gibi çok daha fazlasının da bir gün göçebe olmayı arzuladığını ortaya koyuyor.

Bağımsız çalışanların kendileri gibi göçebeler de tek bir nesil, meslek ya da sosyo-ekonomik sınıftan oluşmayan, çeşitlilik gösteren bir grup. Genç ve erkek nüfusa sahip olsalar da, üçte biri kadın ve yüzde 54’ü 38 yaşın üzerinde. Yaratıcı meslekler ağırlıkta olmakla birlikte, bilişim ve pazarlama da hareketin güçlü katılımcıları arasında yer alıyor. Her altı kişiden biri yılda 75.000 dolardan fazla kazanıyor, ancak tam ve yarı zamanlı çalışanlar arasında nispeten eşit bir dağılım söz konusu (yüzde 54’e 46).

Teknoloji geliştikçe ve şirketler dağıtık ve uzaktan çalışan işgücü konusunda daha rahat hale geldikçe, iş/yaşam dengesi, Baby Boomers’ın “emekliye ayrılması” ve daha fazlası dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle dijital göçebe hareketine olan ilginin ve bu harekete katılımın artacağını tahmin ediyoruz.

Dijital göçebeler ve seyahat endüstrisi

Post-modernizm, yaşam tarzı ve teknolojik ilerlemeler, küresel seyahat ve turizm endüstrisinin faaliyetleri üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Günümüzde giderek daha fazla insan bağımsızlık arayışında, kişisel merak ve hedonistik arzularını karşılamak için çok önemli olan şeyler için çeşitli iyi nedenlerle seyahat ediyor. Yine araştırmalar iş, teknoloji ve göçebe çalışma tarzlarının sinerji içinde evrimleşmesinin, belirli uzmanlıklara sahip çalışanların dünyanın herhangi bir yerinde mesleki faaliyetlerini yürütme seçeneklerini genişlettiğini belirtiyor.

Örneğin mouratidis’e (2018) göre, “dijital göçebe” terimi, bilgisayar teknolojisinin kullanımını içeren veya bununla ilgili olan anlamına gelen “dijital” ve bir yerden diğerine sınırsızca dolaşan üyeleri ifade eden “göçebe” kelimelerinden gelmektedir.

Gittikleri yer ya da yaptıkları iş ne olursa olsun, dijital göçebelerin ortak bir noktası var: seyahat ve özgürlük tutkusu. Bu giderek büyüyen bir trend. Yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde dijital göçebeler 2018 ile 2023 yılları arasında üç kat artarak 4,8 milyondan 15,5 milyon kişiye ulaştı.

MBO Partners tarafından hazırlanan bir rapor, 2019 yılında kendilerini dijital göçebe olarak tanımlayan 7,3 milyon Amerikalı olduğunu ortaya koydu; ancak 2019 ve 2020 yılları arasında bu rakam pandeminin de etkisiyle, şaşırtıcı bir şekilde artarak %49’luk bir artışla 10,9 milyon kişiye ulaştı. 2021’de ABD’deki dijital göçebeler yeniden artarak 15,5 milyona ulaştı. 2023 sonuna kadar bu oran 25 milyona ulaşması bekleniyor.

Ülkemizde ise pandemi sonrasında 4 G nin hayatımıza girmesiyle, özellikle evden çalışma terimi olarak söylense de aslında evinde, yazlığında, köyün de yada memleketine giderek çalışan sayısı hiçte az değildir. Henüz akademik bir araştırma olmasa da başka ülkelerde iş bulup evinde yada yazlığında çalışan dijital işçiler düzeyi hayli fazladır.

Bu davranış, daha fazla işgücü esnekliği, daha iyi maaş beklentileri ve elbette her yerden çalışma özgürlüğünün bir kombinasyonundan kaynaklanmaktadır. Belki de bu nedenle dijital göçebeler trendi büyümeye devam edecek. MBO, 2035 yılına kadar dünya çapında 1 milyar dijital göçebe olacağını öngörüyor.

Orhan Genceli

GNC Hospitality Consulting

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla