GÖBEKLİTEPE’DE EZBER BOZAN KEŞİF: TARİHİN SIFIR NOKTASINDA İLK KONUT İZLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKTI!

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nin incisi Göbeklitepe’de devam eden kazılarda, tarihin akışını değiştirecek yeni bir bulguya ulaşıldı. 1500 metrekarelik yeni kazı alanında ortaya çıkarılan dörtgen planlı yapıların “konut” olarak kullanılmış olabileceği ihtimali, bölgenin yalnızca devasa bir tapınım merkezi değil, aynı zamanda capcanlı bir yerleşim yeri olduğu gerçeğini kanıtlıyor.

Archaeologists stabilize a large stone block with straps while examining it at a dig site.Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde yürütülen Taş Tepeler Projesi’nin odak noktalarından Göbeklitepe’de, insanlık tarihine ışık tutan sırlar açığa çıkmaya devam ediyor. Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul koordinatörlüğünde, koruma çatısının kuzeyinde bu sezon açılan 1500 metrekarelik yepyeni bir alanda yürütülen çalışmalarda, yerleşimin ikinci evresine tarihlenen dörtgen planlı yapılar tespit edildi.

Alandaki zeytin ağaçlarının alanın dokusuna zarar verilmeden farklı bir bölgeye taşınmasının ardından kazıya uygun hale getirilen yeni bölümde, doğanın yıpratıcı etkisine rağmen çok çarpıcı verilere hızla ulaşıldı. Bölgenin erozyona açık olması nedeniyle duvarların üst kotlarının çok önceden aşınmış olması, arkeoloji ekibinin bazı yapıların tabanlarına umulandan çok daha kısa bir sürede inmesini sağladı. Yüzeye oldukça yakın olan bu yapılar, mekânların planı ve yerleşim düzeni hakkında ekibe çok hızlı bir şekilde fikir verdi.

T Biçimli Dikilitaş Geleneği Zayıflıyor

Göbeklitepe’yi tüm dünyaya tanıtan o meşhur T biçimli devasa dikilitaş geleneği, yeni açığa çıkarılan bu dörtgen planlı yapılarda yerini daha farklı bir mimariye bırakıyor. Geçmişte GT1 olarak adlandırılan alandaki kalıntılara benzemekle birlikte; daha az sayıda dikilitaş barındıran ve iç düzenlemeleri tamamen günlük yaşamın ihtiyaçlarına göre şekillendiği izlenimi veren bu mekanlar, arkeologlara yapıların konut amacıyla kullanılmış olabileceğini düşündürttü. Prof. Dr. Necmi Karul, ilk izlenimlerin kesinlikle “konut” yönünde olduğunu belirtirken, yapıların asıl işlevinin taban seviyesinden alınacak toprak örneklerinin laboratuvar analizleriyle kesinleşeceğinin de altını çiziyor.

Aerial view of an archaeological dig showing a rectangular trench with stone walls and a grid-like area marked by white flags indicating finds.Sadece Bir Tapınak Değil, Canlı Bir Şehir

Bu ezber bozan keşif, Göbeklitepe’ye dair yıllardır süregelen “yalnızca ritüellerin yapıldığı anıtsal bir kült merkezi” algısını da temelden sarsıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da işaret ettiği üzere, bölgede gerçekleştirilen geniş çaplı jeomanyetik ölçümler büyük boyutlu kamusal yapıların etrafında dörtgen planlı evlerin ve kulübelerin varlığını açıkça gösteriyor. Kamusal alanlarla konutların eş zamanlı kullanılmış olması, Göbeklitepe’nin sadece törensel bir buluşma noktası değil; aksine gündelik hayatın aktığı, insanların barındığı karmaşık ve gerçek bir sosyal yaşam alanı olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Kazılar, sır perdesini aralamak adına GT1 ve GT2 alanlarıyla birlikte bu yeni bölgede de eş zamanlı olarak tüm hızıyla sürüyor.

 

Kaynak: Arkeofili

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir