Fransa, 2025 yılında 102 milyon uluslararası turist ağırlayarak rekor kırdı; turizm gelirleri 77,5 milyar euroya yükseldi.
Fransa, 2025 yılında 102 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayarak dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi unvanını korudu. Bir önceki yıl 100 milyon seviyesine ulaşan ülke, böylece turizmde yeni bir eşiği geride bıraktı.
Fransa Merkez Bankası verilerine göre uluslararası turizm gelirleri 2025’te yüzde 9 artarak 77,5 milyar euroya yükseldi. Turizm dengesi ise 20,1 milyar euro fazla verdi. Ziyaretçi başına ortalama harcama da yükseliş göstererek yüzde 7 artışla 760 euroya ulaştı. Yerli ve yabancı turistlerin toplam turizm tüketimi 222 milyar euro olarak kaydedildi.
743 Milyon Geceleme, Talepte Avrupa Ağırlığı
Uluslararası ziyaretçiler, ticari ve ticari olmayan konaklama tesislerinde toplam 743 milyon geceleme gerçekleştirdi. Bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 2 artış anlamına geliyor. Toplam gecelemelerin yüzde 76’sı Avrupa pazarlarından geldi.
Ticari konaklama tesislerinde geceleme sayısı yüzde 7,5 artarak 261,2 milyona çıktı. Almanya pazarında yüzde 9’luk artış dikkat çekerken; İtalya, İspanya, Belçika ve Hollanda kaynaklı ziyaretlerde de toplamda yüzde 5’lik yükseliş görüldü.
Kuzey Amerika pazarı güçlü performans sergileyen bölgeler arasında yer aldı. ABD’den gelen ziyaretçi sayısı yüzde 10’un üzerinde artış gösterdi. Asya pazarları henüz pandemi öncesi seviyelere ulaşmasa da toparlanma eğilimi güçleniyor. Özellikle Japonya pazarı, Çin’e kıyasla daha hızlı bir toparlanma süreci gösterdi.
2030 Hedefi: 100 Milyar Euro Gelir
Fransız hükümeti, 2030 yılına kadar uluslararası turizm gelirlerini 100 milyar euroya çıkarmayı ve ülkeyi sürdürülebilir turizm alanında küresel lider konuma taşımayı hedefliyor. Yetkililer, 2024’te Paris Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları ile Notre-Dame Katedrali’nin yeniden açılışının sağladığı ivmenin ardından 2025 büyümesinin artık daha yapısal stratejilere dayandığını vurguluyor.
Öncelikler arasında turizme erişimin artırılması, destinasyon çeşitliliğinin geliştirilmesi, yerel ekonomilerin desteklenmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi yer alıyor. Su tasarrufu uygulamaları, karbon ayak izi takibi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ziyaretçi akışının yönetimi bu dönüşümün temel başlıkları arasında bulunuyor.
Artan ekonomik katkıya rağmen, yükselen ziyaretçi sayılarının popüler destinasyonlar üzerindeki baskıyı artırdığına da dikkat çekiliyor. 2026 yılına ilişkin erken rezervasyon ve hava yolu verileri ise büyüme trendinin devam edeceğine işaret ediyor.
