LONDRA, PARİS, MADRİD: BU AVRUPA ŞEHİRLERİ DÜNYANIN EN İYİLERİ SEÇİLDİ

Londra ve Paris’in de aralarında bulunduğu çok sayıda Avrupa kenti, ‘Dünyanın En İyi Şehirleri 2026’ sıralamasına göre dünyanın en iyileri arasında yer aldı. 

Londra, “World’s Best Cities 2026” sıralamasında üst üste 11. kez dünyanın en iyi kenti seçildi.
Gayrimenkul danışmanlık şirketi Resonance Consultancy tarafından hazırlanan endeks, 30 ülkeden 21 bini aşkın katılımcının yanıtladığı bir anketin yanı sıra küresel kullanıcı verilerini temel alıyor. Artan kentleşme ve jeopolitik çalkantılarla şekillenen dünyada, geleceğe yön veren ilk 100 kenti öne çıkarıyor.
İlk 10’da Londra’nın yanı sıra Paris, Madrid, Roma, Berlin ve Barselona gibi Avrupa kentleri de yer aldı.
Sıralama; yaşanabilirlik (doğa, yürünebilirlik, toplu ulaşım ve hava kalitesi), çekicilik (gece hayatı, kültür, yeme-içme, cazibe merkezleri) ve refah (ekonomik güç, eğitim, işgücüne katılım, bağlantısallık) gibi ölçütleri dikkate alıyor.
Listede en fazla kentle yer alan ülke ABD oldu. Onu sekiz kentle Almanya, yedi kentle Çin izledi.

Londra Neden Zirveyi Kaptı?
Londra, “World’s Best Cities 2026” sıralamasında üst üste 11. kez zirvede yer aldı. Kent, yaşanabilirlikte üçüncü, çekicilikte ikinci ve refahta birinci sırada bulunarak dünyanın en güçlü şehirlerinden biri olmayı sürdürdü.
Ziyaretçiler birkaç gün içinde Londra Kulesi, London Eye, Buckingham Sarayı, British Museum ve Westminster Abbey gibi ikonik yapıları keşfedebiliyor; ardından hem şık hem de samimi atmosferleriyle öne çıkan restoranlarda dünya mutfağının en seçkin örneklerini tadabiliyor.
Kültürel bir deneyim için West End’de bir müzikal ya da Shakespeare’s Globe’da bir tiyatro gösterisi izlenebilir. Daha özgün bir atmosfer arayanlar Sky Garden’a çıkabilir, pazarlık meraklıları ise Portobello Road Market veya Camden Market’te renkli stantlar arasında dolaşabilir.
Avrupa Kentleri Önde
Dünyanın başka hiçbir bölgesinden daha fazla olmak üzere, ilk ona altı Avrupa kenti girmeyi başardı.
Paris, sıralamada üçüncü sırada yer aldı. Bu başarı, şehrin geleceğe odaklı kentsel yenilikleri ile kadim tarih ve kültürünü ustalıkla harmanlamasına bağlanıyor.
Ziyaretçiler, Eyfel Kulesi, Notre-Dame Katedrali ve Louvre Müzesi gibi ikonik yapıları gezebilir; Seine Nehri boyunca sakin bir tekne turuna çıkabilir ya da Latin Mahallesi, Montmartre ve Le Marais gibi kültürle yoğrulmuş semtlerde vakit geçirebilir.
Artan deneyim odaklı seyahat trendi, belirli tutkular ya da ilgi alanlarına yönelik destinasyonları öne çıkararak Paris ve diğer Avrupa şehirlerinde turizmi canlandırdı.
İnsanlar artık sadece Paris’i seçmiyor; sanatı seçiyor. Ya da yalnızca İtalya’yı değil, yemek kültürünü seçiyor — bu deneyimleri de çoğu zaman daha küçük, az bilinen şehirlerde arıyorlar.
Madrid ise endekste beşinci sırada yer aldı. “Bu yaz İspanya’nın başkenti rekor sıcaklıklar altında kavrulurken, kentin iddialı yeşil dönüşümü hem nefeslenme hem umut sundu,” denildi raporda.
Madrid, sürdürülebilir toplu taşımaya önemli yatırımlar yaptı; kentte kültür ve konaklama sahnesi de canlı bir şekilde gelişiyor.
Ziyaretçiler Puerta del Sol, Kraliyet Sarayı ve Plaza Mayor gibi tarihi noktaları keşfedebilir. Sanatseverler için Reina Sofia ya da Prado Müzesi vazgeçilmez duraklar arasında. Şehrin lezzetli yüzünü tatmak isteyenler Mercado San Miguel’de tapasların tadına bakabilir, ardından Retiro Parkı’nda huzurlu bir yürüyüşe çıkabilir.
Batı Avrupa kentleri sıralamada güçlü bir varlık gösterirken, Doğu Avrupa şehirleri endekste iyi performans sergilemelerine rağmen algı açısından hâlâ geri planda kalıyor. Bekleneceği üzere Doğu Avrupa’dan daha az temsil görüyoruz; buna karşılık Londra, Nordik kentler, Fransa, İspanya ve İtalya gibi geleneksel pazarlar daha yüksek görünürlük elde ediyor.

Kaynak: euronews.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir