Dün akşam Habertürk TV’de Kübra Par ile Açık ve Net programında soruları yanıtlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy gündemdeki konularla ilgili açıklamalar yaptı.
Bakan Ersoy, Habertürk TV’de Kübra Par’ın sorularını yanıtlayarak gündeme yer alan; deprem felaketi, Phaselis Antik Kenti, Galata Kulesi, Kız Kulesi, Rami Kütüphanesi, kaçakçılık ve turizm hedefleri gibi konulara dair açıklamalar yaptı. İşte Bakan Ersoy’un açıklamalarından öne çıkan başlıklar…

Depremde 460 enkazda kurtarma çalışması yaptıklarını belirten Bakan Ersoy, depremin 11 ili etkilemesi sebebiyle arama kurtarma çalışmalarının büyük zorluklarla geçtiğini dile getirdi. Deprem bölgelerindeki yapıların %65 inde hasar oluştuğunu belirten Ersoy;”11 ili kapsayan deprem bölgesinde toplam 8 bin 500’e yakın tescilli taşınmazımız var. Mezarlık da bizim için taşımazdır. Bunun 4 bin 900 tanesi sivil mimari tescilli. Konut diye düşünebilirsiniz. Belli kısmı yıkıldı, belli ağır hasarlı. Yaklaşık yüzde 65’inde hasar oluştu. Hatay’ı baştan tarıyoruz. Bizim kültürel tescilli stoğumuz bu kadardı. 1 hafta 10 gün içinde netleşecek. Biz afet acil önlem planını hazırladık. Hangi müzenin afete maruz kalınca hangi müzeden destek alacağını biliyor. Uzak illerden afet olabilir vs. Herhangi Ankara’dan idari merkezden talimat beklemiyorlar. İletişime geçiyorlar. Hatay, Elbistan, Adıyaman, Hatay müzelerinde deprem olduktan birkaç saat sonra hareket ettiler. Oradaki uzman personel sayısı iki katına çıkarılıyor. Onlar görev yerlerini biliyorlar. Bu bölgelerde bizim yıkılan müzemiz yok aslında” dedi.

” Müzeler depremde sınavı geçti”
“Hatay müzesinde sadece bir blok yer zemin çökmesi nedeniyle hasarlı. Müzelerde sınavı geçtik. Yapılan müzeler depreme dayanıklı yapılmış. Restorasyonu kötü olan ise, tescil yapı zamanında yapılmış. Zemin etüdü şart. Oraya göre binanın rölevesini değiştirmeniz gerekebilir. Zemin etüdünde sıvılaşma varsa rölevisinde bazı değişiklikler yapılması gerekir. Askerler, güvenlik görevlileri bekçiler sahadaydı. Hırsızlık olmadı. İsrail kurtarma ekibi, sonuçta yapmaması lazım, çok değerli değildi, özel vakfa ait Tevrat’ı alıp getirmiş. Şahsi, münferit bir şey. Tek bir olay, genele yansıtılmaması gerekir. Tabelaları koyduk, hasar tespit çalışmasına başladık. 24 Şubat’ta Hatay’a gittim. Orada bir kurul oluşturdum. Kültürel Miras Bilimsel Danışma Kurulu. Üniversiteden hocalar var. Bu bölge için bilimsel danışma kurulu oluşturduk. Gönüllülük esasında iş yapmak isteyen herkesin burada yeri var.”
“Yeniden inşa sırasında özgün malzemeleri kullanacağız”
Hasarlı yapıların onarılması ile ilgili konuşan Ersoy “Afet Kazı Başkanlığı oluşturduk. 180 yapıda müdahiller. Üniversitelerden gelen arkeolog arkadaşlar var. O yapıların içinde kültür molozları ve değerli kültür varlıklarının olduğunu düşünüyoruz. Ekip zaten enkazda neyin nerede olduğunu biliyorlar. Girip kurtarıyorlar. Bölgede labaratuvarlar var. Bakımı ve tamiratı yapılıyor. Mülkiyeti kamuya aitse hemen envantere alıyoruz. Taşınmayacak gibi ağır olanlar yerinde tutuluyor. Taşınabilirler en yakın, afet dışındaki yerlere kaydırılıyor. Mülkiyeti bize ait olmayanlar var. Mal sahibine soruyoruz. Yapı sahibi korumayam diyorsa, ondan izin alarak biz depolarımıza kaldırıyoruz. 80 noktada 170 personel çalışıyor. Yeniden inşa sırasında özgün malzemeleri kullanacağız. Mart sonu itibarıyla bütün kurluk varlıklarının olduğu yerlerde zemin etüdlerine başlıyoruz” dedi.
“Çalışmalar 5 yıla yayılabilir”
“Vakıflar 11 milyar civarında harcama yapacak. Başvurularımızı yaptık AB; UNESCO ve Dünya Bankası’na. Vakıfların kendi bütçesi var. 1 yılda olacak olan da var 5 yılda olacak olan da var. Sonuçta 5 yıla yayılır diye düşünüyorum. Binanın temeliyle ilgili olarak zemin altını düzgün, zemin etüdüne göre yaparsanız binada çok büyük sorunla karşılaşmayız. Afet bölgesinde yeni bir röleve merkezi kuruyoruz. Burada çok fazla iş var. Kapasiteyi 3-5 katına çıkaracağız.”
“Destek lazımsa maddi destek veriyoruz”
Eski Hatay dediğimiz yer var. Burası çok katmanlı yapı. Arkeolojik çağlardan günümüze gelen çok fazla katman var, kültürel varlık var. Buraya koruma planı yapılıyor, zaten ana iş bu. Bize ait olanlarda sıkıntı yok. Vakıflarla ilgili toplantı yaptık. Özel vakıfları topladım. Özel vakıflara ait olanlar var. Kimisi zengin vakıf sahipleri ‘Biz üstleniriz’ dediler. Mesela orada kilise var, altında dükkanlar var. Kilise yıkılmış, dükkanlar yıkılmış, vakıf gelirinden olmuş. Onlara da devlet olarak destek vereceğimizi söyledik. Tecilli yapıların zemin etüdlerinin hepsini biz yapıyoruz. Gücü yetmeyenler için projeyi uzman ekiplerimiz üstleniyor. Talep etmeleri karşılığında proje çalışmalarını ücretsiz yapacağız. Özel vakıfları bu şekilde çözüyoruz. Destek lazımsa maddi destek veriyoruz.
“Deprem bölgesine hafızası müzesi yapılacak”
Otel, pansiyon gibi Bakanlıktan belgeli işletmelere ayrı destek veriyoruz. Bu destekler afet için planlanmamış. Hasar tespiti yapıldıktan sonra katılım yüzde oranını hem de tavan desteğini yukarı çekeceğiz. Ne kadar destek varsa aynı anda yararlanabilecekler. Yıkılan oteller için destek verilecek. Eski Antakya’da yeni koruma planı yapacağız. Bilim ve Danışma Kurulu ile birlikte yapacağız bunu. Deprem unutulmasın diye deprem köşesi de yapacağız koruma alanının içine bir hafıza müzesi yapılacak.

“Mayıs başında Kız Kulesi restarasyonu bitecek”
Alt yapı ile ilgili ekstra önlemler almamız gerekiyordu. Mayıs başında Kız Kulesi restarasyonu bitecek. Beton kısımlar 1940’lı yıllarda restorasyonda beton en gözde malzemeydi. Günümüzde yasaklı malzeme diyoruz. II. Mahmud döneminde yapılan ahşap gibi görünse de aslında betonarme yapılar bu. O dönemin mimarı kullandığı malzemeye göre hesap ediyor. Statiğini hesaplarken üstündeki ağırlığa göre hesaplıyor. Ahşapla betonun ağırlığı aynı değil zaten. Burası Boğazın en yoğun akıntısı olan adası. Bu akıntı yüzlerce yıl içerisinde tepeyi yavaş yavaş yemeye başlıyor. Aslında altında göremediğimiz yıpranma var. Aslında bugüne kadar ne yapılmışsa mış gibi yapılmış. Daha önce yapılan restoralarda kolonlarla kirişleri birbirine bağlamamışlar. 98’de üstü sıva yapılıp geçilmiş. Külah üzerinde ağırlığı ile üstüne bindirmiş. Alttaki kuleye bağlamamış.
“Kızkulesi.com diye bir sitemiz var. Yapılan bütün çalışmalarımızı buraya yüklüyoruz”
Bayrak direğini deniz kumundan yapmışlar, her taraf çatlamış. Kolon ve kirişler birbirine bağlı değil. Bunu sıvayıp, geçmişler. Önemli olan doğru hocalarla çalışmamız. Çok şeffaf gidiyoruz. Kızkulesi.com diye bir sitemiz var. Bütün çalışmalarımızı buraya yüklüyoruz. Özgün olan kuleydi. Hassas bir şekilde taramasını yaptık. Bütün çatlakları doldurduk, yapıyı dirençli hale getirdik. 10 metrelik kazıklar çatılmış ama zemin etüdleri yapılmamış. Öyle bırakılmış. 4 tarafını çakmaları lazım, iki tarafını çakıp bırakmışlar.
“Galata Kulesi’nden beton yükleri alıp, Horosan harcını kullanıyoruz”
Galata Kulesi’ne ara katlar yapılmış. Ağır yük bindirilmiş. Çatlak ve yarılmalar oluşmuş. Biz 8 bin kamyon yük çıkarttık. Sonradan eklenen ara katlar. İçinde kafeterya, gereksiz odalar, boğaz manzaraları tuvaletler vardı. Topkapı Sarayı’ndan sonra en çok ziyaretçi alan yer haline getirildi. Atlas Sineması’nda da benzer restorasyonu yaptık. Şu anda bütün binalarda yaptığımız şey, fazla yükleri üzerlerinden alıyoruz, binaları güçlendiriyoruz. Beton yükleri alıp, bu tür yapılarda Horosan harcını kullanıyoruz. İçinde kimyasal olmayan malzeme. Çok daha sağlam olarak binayı koruyabiliyor.
“Nisan sonu itibariyle kayıplarımızı kapatacağız”
Deprem zamanında tanıtımları durdukduk. İlk etapta hızlı bir düşüş oluyor. İleriye dönük rezervasyonlarda. Yaptığınız yoğun tanıtımlarla arttırıyorsunuz. Türkiye gibi coğrafyada yaşıyorsanız, gelecekte de krizler olacak. Geçmişte de vardı. O yüzden bu krizlere karşı sektörünüzü dirençli hale getireceksiniz, bağışıklık kazanmasını sağlayacaksınız. 27 Şubat itibariyle iki katı tanıtım yapıyoruz. Sonuçlarını almaya başladık. Hızlı şekilde yukarı doğru gitmeye başladı. Deprem öncesi rakamları yakaldı. Günlük akış olarak söylüyorum. Muhtemelen Nisan sonu itibariyle kayıplarımızı kapatacağız diye düşünüyorum.
“Ülkemize 12 tane çok değerli kültür varlığı gelecek”
Kaçakçılıkla Mücadeleyi daire başkanlığı statüsüne getirdik. İkili protokoller var ülkelerle yaptığımız. Alıcı konumundaki ülkeler veya kaçırılan eserlerin geçiş yolundaki ülkeler. 8-10 yıl sürecek mahkeme süreçleri 7-8 aya kadar inebiliyor. Tarihi eser kaçakçılığı ile mücadelede alıcının şevkini kırmak durumundasınız. Alıcı biliyor ki, bunu bir yerde sergilediği an Türk hükümeti fark edecek ve peşine düşüp o malın iadesini sağlayacak. O zaman Anadolu kökenli kültür varlıklarının alıcı değeri düşüyor. Bu dönem çok yoğun sayıda kültür varlığını yurt dışından getirmeyi başardık. Manhatten bölge savcılığı ile işbirilği içindeyiz. yarın itibariyle 12 tane çok değerli kültür varlığını teslim e diyorlar. İçinde Roma impatarunun bronz heykeli, Perge’den çalınmış olan iki kafa bulunuyor. 31 Mart itibariyle Antalya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenecek.
“Rami Kütüphanesi’nde öğrenciler 24 saat çalışma imkanı bulabiliyorlar”
Rami Kütüphanesi yaklaşık 37 bin kilometre karelik kapalı alandan oluşuyor. Ortasında 51 bin metre karelik bahçe alanı var. Burayı biz Millet Bahçesi yapıyoruz. Rami Kışlası’na birçok kişi bahçesi için geliyor. İçinde hafıza kütüphanemiz de var. Beyazıt’taki bütün kitapların ve yayınların bir örneğini burada özel bölüme aldırdık. Korumalı bir alan yapıldı buraya. İçinde Türkiye’nin en büyük ihtisas kütüphanesi oluşturuldu. Atatürk İhtisas Kütüphanesi. Yurt dışından da kitap alımına ediyoruz. Pazar günü 50 bin ziyaretçiyi bulduğumuz günler oldu. Girişler ücretli değil. Belli saatlerde ikramlar oluyor. Kek, çorba ikramı oluyor. Ücretli kafeler de var. 24 saat açık belli bölümleri. Öğrenciler 24 saat çalışma imkanı bulabiliyorlar.
“Phaselis Koyu’nu bakanlık olarak görmezlikten gelme lüksümüz yok”
Phaselis’in günlük 12 bin ziyaretçiyi ağırladığı günler var. 12 bin kişi 10-12 saat kalıyorlar. Zaruri ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri üniteler yok. Çalıların arasında veya denizde karşılanıyor zaruri ihtiyaçlar. Bizim bakanlık olarak bunu görmezlikten gelme lüksümüz yok. Bunu gözardı edemeyeceğimiz çalışma yaptık. Antik şehrin olduğu noktayla ilgili hiçbir çalışma yapılmıyor. Bostanlık koyunda bir büfe yapılıyor 9 metre karelik. 13 adet tuvalet yapılıyor, 6 arkek, 6 kadın ve 1 tane engelli. Duş ve soyunma kabine yapılıyor 75 metre kare. Toplam 84 metre karelik bir alan yapılıyor. Bunlar temelsiz yapı, sökülebilir. Kazıklı sistem üzerine ahşap yapılar. Tamamı sökülebilir malzeme.
“2028’de turizm hedefi: 100 milyar dolar”
Dünya genelinde tanıtım yapıyoruz, 200 ülkede tanıtım yapıyoruz. Dünyanın her noktasından turist geliyor. 60 milyon turist hedefini koruyoruz. 2028’de 100 milyar dolarlık bir turizm gelir hedefi var Türkiye’nin. Kişi başı gecelik gelir önemlidir. Turistin gecede ne kadar harcadığı önemlidir. Çünkü siz gelir grubu yüksek turistle çalışıyorsunuz. Kimisi 4 gün, kimisi 20 gün kalır. Bu sene itibariyle halk plajında 17’yi yakalayacağız inşallah. Her sene 8-9 tane yapacağız. Bunları Bakanlık yapıyor. Çok kaliteli tesisler oluyor.

“Göreme Açıkhava Müzesi vadi ve kiliseyle birleşecek”
Göreme’de 2006 yılında UNESCO ilk yolu kapatma talebini geçmiş. 2014’de talebini yenilemiş. Biz bu güzergahın alternatifini belirledik. Orada peribacaları yıkılıyor diye algı yapılmaya çalışıldı. Yol hizmete girdi. Biz kazılara başladık. Burada çalışmalar sürecek. Bu çalışmalar turizmi etkilemeyecek, belli noktalarda yapılıyor. Göreme Açıkhava Müzesi vadi ve kiliseyle birleşecek. Bir müze olmaktan çıkacak. Bizim en çok ziyaretçi aldığımız yerlerden biri. En kıymetli yerlerimizden biri. 4 kere yıkıp 5 kere yapılan kaçak yapılar var. Onlar yaptıkça biz yıkmaya devam edeceğiz. Burayı korumaya devam edeceğiz.
“Side gece gündüz ziyaret edebilen bir yer haline gelecek”
Side Antik kentiyle ilgili, oradaki aykırı yapılar tamamen yıkıldı. Kurulun onayladığı yükseklikte, çapta, oradaki arkeolojik yapıları koruyacak şekilde. Bu şekilde bir çalışma yaptık. Side esnafını da orada yaşayanların mallarını korumak olduk. Turist trafiğini inanılmaz ölçüde arttırdık. Orada tapınaklar var, tarihi arkeolojik yapılar var. Çok ciddi bütçeler ayırdık. Hızlı bir şekilde ayağa kaldırıyoruz. İnşallah sezona kadar o yolun aydınlatmasını da yapacağız. Artık orası gece gündüz ziyaret edebilen bir yer haline gelecek.
“Türkiye’de Bisiklet rotaları oluşturuyoruz”
İzmir’de TEKEL fabrikasının içinde ihtisak kütüphanesi olacak, açık ve kapalı alanlar, resim sergileri olacak. BKM orada eğitim verecek. Açık hava sinemasından her türlü etkinliklerin gerçekleştirileceği bir alan olacak. Bisiklet rotaları oluşturuyoruz Türkiye genelinde. Bu çok talep gören bir etkinlik. 44 milyar dolar pasta payı var. En iyi rotalar Türkiye’de. Lüks çadırla ilgili düzenlemeler yapıyoruz. İnanç rotası çalışmalarımız var. Gastronomi ile çalışmalarımız oldu. Michelin’e müdahali olamıyoruz. Yeterlik görürlerse incelemeleri sırasında yıldızları veriyorlar. Turizm Geliştirme Ajansı’nın kâr etmesi demek, ilgili yılda topladığı parayı harcayamamış demektir. Başka türlü kâr yazamaz. Bu iyi bir şey değil. 2020 yılında kâr yazmış. Pandemi vardı ve ikinci dalga başlamıştı. Turizm Geliştirme Ajansı’nın zarar yazması gibi bir şey yoktur. Burada önemli olan nakit akışının yönetiliyor olmasıdır.
