TURİZMİ ORTADOĞU, MISIR VE BALKANLARA KAYDIRAN HATALAR ZİNCİRİ: BOĞAZİÇİ TURİZM’İN KAPANMASIYLA TÜRKİYE AKADEMİK GÜCÜNÜ DE KAYBEDİYOR

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nün Kapatılması Türk Turizm Eğitimi Açısından Ne Anlama Geliyor?

Türkiye’nin ve turizm sektörünün en saygın yükseköğretim programlarından biri olarak kabul edilen Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nün öğrenci alımına son verilmesi ve bölüm yapısının üniversitedeki yeniden yapılanma sürecinde fiilen sona erdirilmesi, akademi ve turizm sektörü tarafından dikkatle takip edilmektedir. Bölümün geleceğine ilişkin gelişmeler, Türkiye’de turizm eğitiminin yönü ve sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacı açısından önemli bir tartışmayı da beraberinde getirmiştir.

collage of Boğaziçi University: exterior historic building, campus sign, students chatting outside, and a classroom lecture on tourism.50 Yıllık Bir Turizm Mirası

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nün kökleri 1976 yılına kadar uzanmaktadır. İlk olarak Turizm ve Otel Yöneticiliği Programı olarak kurulan bölüm, zaman içerisinde İngilizce eğitim veren, uluslararası standartlarda akademik yapıya sahip bir lisans programına dönüşmüş, daha sonra yüksek lisans ve doktora programlarıyla akademik derinliğini artırmıştır. Bölüm, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UN Tourism) tarafından verilen TedQual akreditasyonuna sahip Türkiye’deki öncü turizm programlarından biri olmuş ve sektöre yüzlerce üst düzey yönetici kazandırmıştır.

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü; otelcilik, seyahat işletmeciliği, destinasyon yönetimi, sürdürülebilir turizm ve hizmet sektörüne yönelik yönetici yetiştirme misyonuyla uzun yıllar boyunca Türkiye’nin en yüksek puanla öğrenci alan turizm programlarından biri olarak öne çıkmıştır.

Kapatılma Sürecinin Arka Planı

Boğaziçi Üniversitesi’nde 2023 yılında başlayan akademik yeniden yapılanma sürecinde Turizm İşletmeciliği Bölümü önce Yönetim Bilimleri Fakültesi’nden alınarak İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne bağlanmış, ardından 2025 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla Yönetim Bilimleri Fakültesi tamamen kapatılmıştır. Üniversite yönetimi bu değişiklikleri akademik birimlerin daha verimli çalışması ve benzer disiplinlerin aynı çatı altında toplanması amacıyla yapılan yapısal dönüşüm olarak açıklamıştır.

Öte yandan son yıllarda Türkiye genelinde turizm programlarının kontenjanlarında önemli daralmalar yaşandığı görülmektedir. YÖK tarafından yapılan değerlendirmelerde bazı turizm programlarında mezun sayısının sektör talebinin üzerine çıkması ve doluluk oranlarının düşmesi gerekçe gösterilerek kontenjan azaltımlarına gidildiği açıklanmıştır.

“Otel Yapıyoruz Ama Yönetici Yetiştirmiyoruz”

Son yirmi yılda Türkiye’nin konaklama kapasitesi katlanarak büyüdü. Yeni resortlar, şehir otelleri, markalı rezidanslar ve uluslararası zincirler ülkeye giriş yaptı.

Ancak aynı dönemde sektörün ihtiyaç duyduğu üst düzey yönetici, akademisyen ve araştırmacı yetiştiren kurumların sayısı ve etkisi azalmaya başladı.

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nün kapanması, bu çelişkinin en görünür örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Sektör İçin Stratejik Bir Kayıp mı?

Turizm sektörü temsilcileri açısından konu yalnızca bir bölümün kapatılması olarak değerlendirilmemektedir. Türkiye’nin yıllık 60 milyar doların üzerinde turizm geliri hedeflediği, sürdürülebilir turizm, deneyim ekonomisi, sağlık turizmi ve longevity turizmi gibi yeni alanlara yöneldiği bir dönemde; uluslararası standartlarda yönetici yetiştiren köklü akademik programların korunmasının stratejik önem taşıdığı vurgulanmaktadır.

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nün mezunları bugün yalnızca otelcilikte değil; havacılık, kruvaziyer, teknoloji, danışmanlık, finans ve girişimcilik gibi farklı sektörlerde de önemli görevler üstlenmektedir. Bu nedenle bölümün Türk turizm eğitimindeki yeri, yalnızca bir meslek programı olmanın ötesinde, hizmet ekonomisine lider yetiştiren bir okul olarak değerlendirilmektedir.

Turizmin Yönü Değişiyor

Türkiye’nin en büyük rakipleri artık yalnızca İspanya ve Yunanistan değil.

Son yıllarda özellikle;

  • Ortadoğu ülkeleri
  • Mısır,
  • Arnavutluk,
  • Karadağ,
  • Sırbistan,

ve Körfez sermayesi destekli Ortadoğu destinasyonları agresif büyüme stratejileri uygulamaktadır.

Bu ülkeler yalnızca yeni oteller inşa etmiyor;

  • Turizm okulları açıyor,
  • Üniversiteler kuruyor,
  • Uluslararası akademisyenleri transfer ediyor,
  • Araştırma merkezleri oluşturuyor.

Türkiye ise aynı dönemde en prestijli turizm bölümlerinden birini kaybediyor.

Aerial view of a historic campus with white stone buildings by a blue lake, green lawns, and winding paths.

Boğaziçi Turizm Kapatılırsa, Diğerleri Neden Yaşasın?

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nün kapatılması, yalnızca tek bir üniversiteyi ilgilendiren bir karar değildir. Türkiye’nin en yüksek akademik itibara sahip üniversitelerinden birinde, yarım asırlık geçmişe sahip bir turizm bölümünün faaliyetlerine son verilmesi; diğer üniversitelerdeki turizm fakülteleri ve bölümleri için de olumsuz bir emsal oluşturma riski taşımaktadır. Bugün Anadolu’nun birçok üniversitesinde zaten kontenjan, akademik kadro ve kaynak sorunları yaşayan turizm bölümleri, “Boğaziçi’nde bile sürdürülemeyen bir bölüm bizde nasıl sürdürülsün?” anlayışıyla karşı karşıya kalabilir. Bu durum zaman içerisinde yeni kontenjan azaltımları, bölüm birleşmeleri ve hatta yeni kapanma kararlarını tetikleyebilir. Oysa Türkiye’nin ihtiyacı turizm eğitimini küçültmek değil, nitelikli programları örnek göstererek güçlendirmektir. Boğaziçi’nin turizm alanındaki akademik mirasının korunması, yalnızca bir üniversitenin değil, Türkiye’deki tüm turizm eğitimi ekosisteminin geleceği açısından da sembolik bir öneme sahiptir. Çünkü eğitim sisteminde amiral gemileri zayıfladığında, filonun geri kalanını ayakta tutmak çok daha zor hale gelir.

Geleceğe Bakış

Türkiye’nin turizmde dünya liderliği hedeflerini sürdürebilmesi için yalnızca yeni oteller ve yatırımlar değil, aynı zamanda dünya standartlarında insan kaynağı yetiştiren akademik kurumlara da ihtiyaç duyduğu açıktır. Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nün kapanışı veya dönüşümü, bu açıdan yükseköğretim politikaları ile sektör ihtiyaçları arasındaki ilişkinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Turizm, yalnızca bir hizmet sektörü değil; aynı zamanda ülkenin marka değeri, kültürel diplomasisi ve ekonomik kalkınmasının temel unsurlarından biridir. Bu nedenle turizm eğitimine yapılan yatırım, doğrudan ülkenin geleceğine yapılan yatırım olarak görülmelidir.

Orhan Genceli
Otel Marka ve Yatırım Danışmanı

Fact Checked & Editorial Guidelines
Reviewed by: Subject Matter Experts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir