Bakan Ersoy’dan müzik yasağına gelen yorum

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, katıldığı bir televizyon programında sektörün gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Habertürk’te yanınlanan ‘Gündem’ programına konuk olan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri, turizm sektörünün sıcak gündemlerine ilişkin soruları yanıtladı. Gece 01.00’den sonra müzik yasağını savunan Ersoy, müzik yasağının yaşam tarzına müdahale olarak değerlendirilmesinin bencilce ve sinsice olduğunu ileri sürdü.

“Fazıl Say da şikayetçi”

Müzikle ilgili konuya çok daha geniş bakmak gerektiğini belirten Ersoy, “Kültür ve Turizm Bakanı olarak ben tamamen normalleşmesi taraftarıyım. Devlet aklıyla baktığımız zaman her kesimi düşünerek bakmak gerekiyor. Saat 01.00’e uzatılması önemli. İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan genelgede Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yayınladığı yönetmeliğe çok önemli vurgu yapılıyor. Bu vurguyu yaparak ses kirliliğiyle mücadele anlamında bazı şeyleri belirtmek istiyor. Fazıl Say’ın geçtiğimiz gün verdiği röportajı okudum. Tatil mekanlarındaki yüksek sesli müziğin konserleri bile etkilediğini, konunun müzik değil desibel olduğunu söylemiş. Çeşme’de, Alaçatı’da birçok butik otel ses kirliliği yüzünden müşteriler otellerini terk ettiği için oteli kapatmak zorunda kaldı. Tek taraflı bakmamamız gerekiyor.” dedi.

“Bencilce ve sinsice”

Müzik yasağı konusunda dünyada da örnekler olduğunu savunan Mehmet Nuri Ersoy, “Mikanos’un merkezindeki mekanlar saat 12.00’de dışarıdaki hoparlörlerini kapatır, içeridekilerin de sesini kısar öyle devam eder. Bu yaşam tarzına müdahale gibi algılatılması çok bencilce ve sinsice. Bu üzerinde siyaset yapılacak bir konu değil ortak mutabakat ile hızlı bir şekilde çözüm bulunması gereken bir konu. Pandemide sektör temsilcileriyle bir araya gelip Güvenli Sertifikasyon Programını yaptığımız gibi bu konu üzerinde de toplanalım ve bunu çözelim. Önemli olan doğru bir şekilde odaklanıp, başkalarının da hakkını koruyarak bunun mutabakatına varmak.” diye konuştu.

“Krizin tek aşısı pazar çeşitliliği”

Turizm sezonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ersoy, “2019’u rekorlarla kapattık ama maalesef pandemi oldu ve gerileme yaşadık. Hızlı bir V çıkışla yükseleceğiz demiştik. 2021’de hedeflerimize ulaştık. 2022’deki hedeflerimizi koyduktan sonra da Karadeniz’deki savaş başladı. Turizm stratejilerini açıklarken en çok vurguladığımız konu pazar çeşitliliğiydi. Bunun için Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansını (TGA) kurduk. Bu tarz krizlere bağışıklı olmayı öğrenmek zorundayız. Kriz her zaman olacak. Bunun da tek bir aşısı var pazar çeşitliliği. Ne kadar çeşitlilik sağlarsanız bu krizlerden o kadar az etkilenirsiniz. TGA gibi tanıtım yapan bir silah oluşturmanız lazım. Dünyada açık ara en yoğun ve en etkili tanıtım yapan ülkeyiz. Yoğun tanıtımlar sonrasında pandemide diğer ülkelere göre çok daha az küçüldük.” dedi.

“Tanıtım yaptıkça cirolar artıyor”

Mehmet Nuri Ersoy, devamında şu değerlendirmeleri yaptı:

TGA’nın ana stratejisi hep devletten değil devletle beraber hareket etmek. Özel sektör ağırlıklı olduğu için bir gelir oluşuyor. Bu gelirle de tanıtım yaptıkça cirolar artıyor. Cirolar arttıkça tanıtım geliri artıyor. Tanıtım geliri arttıkça tekrar cirolar artıyor. Birbirini destekleyen bir döngü olmuş oluyor.

Pandemi nedeniyle açık olan pazarlara ağırlık vererek, anlık kararlara gitti TGA. Devletin böyle bir yeteneği yok. Bu kadar hızlı aç-kapa yapamaz. Özel sektör mantığıyla çalışan bir mekanizma varsa yapabilirsiniz.

Pandemi etkilerinin azalmasıyla ekim ayından itibaren pazar çeşitlemesi stratejine hızla geri döndük. 140 ülkede etkili tanıtım yapıyoruz.

Dünyanın birçok ülkesinden ülkemize editörleri, YouTuberları, bloggerları ve dijital medyada çok popüler olan isimleri getirip, görüşlerini paylaşmalarını sağlıyoruz. Savaşla birlikte bu çeşitleme atağının etkilerini görmeye başladık.

Ortadoğu ile değil İspanya ve Yunanistan ile rekabet ediyoruz”

2019 itibariyle rekabet kategorimizi değiştirdik. Rekabet konusunda Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri arasında görülüyorduk. Biz artık İspanya ve Yunanistan gibi ülkeleri onları rakip olarak görüyoruz. Hızlı bir şekilde de kişi başı gelirimiz artırıyoruz. 634 dolar olan harcamalar 834 dolarlara kadar çıktı. 2023 hedefimiz de 900 dolarlara getirmek. Gelen turist sayısında bazı pazarlarda 2019 rakamlarının bile üstüne çıkacağız. Almanya pazarlarımızda 2019 rakamlarını yakalayacağız.

“Körfez ülkelerinden hızlı bir yükselme olacak”

Geçen sene ilk üç ayda Körfez ülkelerinden 143 bin turist gelirken bu sene yüzde 13 artışla 167 bin turist gelmiş. Körfez ülkelerinin konaklama harcaması yüksektir. Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinden tarifeli uçak seferleri için slot izin talepleri gelmeye başladı. Oradan hızlı bir şekilde yükselme olacak.

“İki hedefimiz var”

Öncelikli hedeflerimizden biri de turizmi 81 ile yaymak. Batı ve Güney destinasyonları haricinde gelecek olan turistin Kültür, gastronomi, doğa gibi sebeplerden gelmesi gerekiyor. Pandemi bazı şeyleri erteledi. Diğer ülkelere baktığımız zaman kültür turizminde pasta payı yüzde 40 bizdeki payı yüzde 20. Bunun nedeni deniz-kum-güneşin daha çok yer kaplıyor olması. İki temel hedef var. Turizmi 81 ile yaymak ve nitelikli turist sayısını arttırmak.

“Kimsenin gelmesini beklemiyoruz”

Biz kimsenin gelmesini beklemiyoruz artık, çok şey değişti. Ne Türkiye eski Türkiye, ne sektör eski sektör, ne de Bakanlık eski Bakanlık. Biz kendi tanıtım filmlerimiz çekiyoruz. Dünyanın noktasında onu gösteriyoruz. Önemli kişileri buraya getiriyoruz ve kendi deneyimlerini kazanmalarını sağlıyoruz. Bu bize yetiyor zaten. Ürün çok iyi sadece bunu doğru bir şekilde tanıtmamız lazım.

Ayasofya Caminin İmparator Kapısı

Ayasofya Camii’nin İmparator kapısına yapılan şey bilinçsizce bir eylem. Gerekli aksiyonu aldık. Kısa sürede analizlerini yapıp restore ettik. Bunlar bizim mazeretimiz olamaz. Bunun için gerekli önlemi almamız gerek. Kamuoyunun bazı konulara tepki göstermesi ve duyarlı olması beni sevindiriyor. Ayasofya, bu sene 5 milyonun üzerinde ziyaretçi alır. İlerleyen zamanlarda en çok ziyaretçi alan noktalardan biri olacaktır. Müze projelerimizle Sultanahmet meydanının turizm meydanı olması için çalışmalar yürütüyoruz.

kaynak: turizmguncel.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Araç çubuğuna atla